MHQ dergisinden Hz. Peygambere saldırı

8 07 2008

ABD’de üç ayda bir yayımlanan Military History Quarterly (MHQ – Üç Aylık Askeri Tarih Dergisi) adlı dergi, son sayısında Hz. Peygamber (s.a.v)’i kapağına taşıdı. Savaş tarihi konularının ağırlıklı yer aldığı dergide yayımlanan bir makale, İslam dünyasında büyük tepkilere yol açtı.

  Kanada Royal Askeri Akademisi’nde öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Richard A.Gabriel’in dergide kaleme aldığı “Muhammad: The Warrior Prophet –Muhammed: Savaş Peygamberi” adlı makale sinsi bir şeklide İslam’a saldırıyor. Yazar, Hz. Peygamberi öven girişinin ardından varmak istediği noktayı şöyle özetliyor: “Terörizm, başarılı olmak için vazgeçilmez/vazgeçilemez ölçüde silahlı isyana ihtiyaç duyar. Muhammed’in hayatı da bunu ispatlıyor. O terörizmi çok basit olarak iki şekilde kullanmıştır. Bir; o davasından vazgeçen hainleri öldürmüştür; siyasi düşmanları için şairler ve şarkıcılar dahil öldürme emri vermiştir. İki; terörizmi çok geniş alanda insanların kalplerine korku hasıl etmek için kullanmıştır. Yahudilerden Beni Kaynuka kabilesinin erkeklerini öldürtmüş, kadınlarını satmış ve çocuklarını esir etmiş, mallarını da Müslüman takipçileri arasında pay etmiştir.”

 ”Muhammed: İslam’ın İlk Büyük Generali” kitabının da yazarı olan Richard A.Gabriel’in İslam dünyasındaki akademisyenlerden büyük tepki alacağı belirtiliyor.

 Bu arada, konuyla ilgili Zaman gazetesi yazarlarından Ahmet Kurucan’ın geçtiğimiz Pazar günü kaleme almış olduğu makaleyi aşağıda yayımlıyoruz:

 Batı’nın İslam önyargısına çarpıcı bir örnek

 ABD’de MHQ adlı üç ayda bir yayınlanan, savaş tarihi konularının ağırlıklı yer aldığı bir dergi, son sayısında Efendimiz’i kapağına taşıdı.

Kanada Royal Askerî Akademisi’nde öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Richard A.Gabriel’in, “Eğer Hz. Muhammed başarılı, girişimci askerî bir lider olmasaydı, İslam 7. yüzyılda tutunamazdı.” sözleri ile özetlenen makale, objektif değerlendirmelerin ağırlıklı olduğu bir yazı görünümünde. Zaten Oklahoma Üniversitesi yayınlarından çıkan “Muhammed: İslam’ın İlk Büyük Generali” kitabından da tanıdığımız yazar, alanında uzman biri.
Makale özetle Efendimiz’i askerî sahada eğitimi olmamasına rağmen “büyük bir komutan, askerî teorist, organizasyonda ıslahatçı, stratejik düşünce sahibi, politik bir şahsiyet, kahraman bir asker ve devrimci kişi” sözleri ile anlatıyor. Fakat makalenin başından itibaren Irak’ta Amerikan işgaline direnen, intihar eylemleri başta, gerilla usulü savaş metotları ile yüzlerce-binlerce ABD askerinin ölümünden sorumlu tutulan direnişçi veya teröristler için kullanılan ‘insurgence/insurgent’ kelimesini bir vasıf olarak Efendimiz’e kullanması oldukça dikkat çekici geldi bana. Kelimenin ‘isyancı, kurulu düzene ve otoriteye başkaldıran ayaklanmacı’ gibi sözlük manalarından öte, sıradan ABD vatandaşının zihninde çağrıştırdığı menfi mana idi dikkat çekici gelen. İçimden gelen bir ses iyi başlayan makalede halk tabiriyle ‘bir bit yeniği’ olabileceğini söyledi. Nitekim ilerleyen satırlarda yanılmadığımı gördüm. “Coğrafi şartlar, savaş ve silahlı mücadele taktikleri, göçebe hayat, ideoloji, organize şekilleri” gibi unsurları nazara vererek Efendimiz’i öven satırların hemen peşi sıra yazar, sözlerini söyle bağlıyor: “Terörizm, başarılı olmak için vazgeçilmez/vazgeçilemez ölçüde silahlı isyana ihtiyaç duyar. Muhammed’in hayatı da bunu ispatlıyor. O terörizmi çok basit olarak iki şekilde kullanmıştır. Bir; o davasından vazgeçen hainleri öldürmüştür; siyasi düşmanları için şairler ve şarkıcılar dahil öldürme emri vermiştir. İki; terörizmi çok geniş alanda insanların kalplerine korku hasıl etmek için kullanmıştır. Yahudilerden Beni Kaynuka kabilesinin erkeklerini öldürtmüş, kadınlarını satmış ve çocuklarını esir etmiş, mallarını da Müslüman takipçileri arasında pay etmiştir.” Efendimiz’in askerî yanını ön plana çıkartan tahlillerle devam ediyor.

Peygamberimiz’e yapılan haksızlık…

Şahsi kanaatim, sathi bir nazarla bakıldığında makale müspet gibi görünse de, kısaca iktibas ettiğimiz araya sıkıştırılmış düşünceler itibarıyla Efendimiz’e açıktan hakaret eden karikatürden çok daha tehlikeli unsurları bünyesinde barındırıyor. Batı insanının zihninde gerek İslam gerekse Efendimiz hakkında menfi imajı zihinlerde kökleştirecek sinsi bir taktik güdüyor. Yalan-yanlış bilgiler üzerine kalıcı yorumlar yapılıyor. En basitinden makalenin ana fikrine örnek olarak gösterdiği ve yazara göre katliam olan hadisede taraf olan Yahudi kabilesinin adı dahi yanlış yazılıyor ya da yanlış biliniyor. Bizim baktığımız yerden en tehlikelisi de günümüz teröristlerinin rehberinin haşa! Efendimiz olduğu, verilen örneklerle de onların eylemlerine meşruiyet kazandırdıkları ima ediliyor.

Gazete makalesinin vüsati içinde bahse medar olan menfi noktalar üzerinde bazı hususların tashih edilmesi gerekli. Her şeyden önce; Efendimiz’in 13 yıllık Mekke ve Bedir’e kadar olan 2 yıllık Medine hayatında silahlı hiçbir mücadele yapmadığı, konu ile ilgilenen herkesin baştan bilmesi ve öğrenmesi gereken bir bilgidir. Bu 15 yıllık sürede sadece dinlerini değiştirdikleri, Kur’an’ın ifadesiyle “Rabbimiz Allah” dedikleri için işkence gören, eziyet edilen, sürgüne maruz kalan, en zaruri ihtiyaçları adına dahi olsa aleyhlerinde boykot ilan edilen, taşınabilir ve taşınamaz mal varlıkları gasp edilen ve kendi memleketlerinde yaşama imkânı verilmeyerek göç etmek zorunda bırakılan Müslümanlardır. Buna rağmen bu mihnet sürecinde Müslümanlar fiilî olarak hiçbir şekilde müşriklere karşılık vermemiş, sadece sabretmişlerdir. Bedir ile başlayan silahlı mücadele devresinde ise bir; Efendimiz (sas) Yahudi, müşrik ve Müslümanların ortaklaşa imza attıkları Medine Vesikası ile kurulan Medine şehir site devletinin resmî devlet başkanıdır. Yazarın bahsettiği ve isyan/ayaklanma diye nitelediği küçük çaplı silahlı mücadeleler (seriyyeleri kastediyor galiba) içinde gayrimüslim unsurların da yaşadığı meşru devleti ve milleti korumak için verilen mücadelelerdir ki resmî kayıtlara göre 10 bin nüfusluk Medine şehir site devletinin 4.500′ü müşrik, 4.000′i Yahudi, 1.500′ü Müslüman’dır. Dolayısıyla yazarın ‘vur-kaç taktiği ile yapılan’ ve hatta ‘başka çıkar yol yoktu’ sözleri ile güya övdüğü bu silahlı mücadeleler meşru müdafaadır. Kurulu düzene isyan değil, aksine kurulu meşru düzene yapılan saldırıları önleme amacına matuftur. Onun içindir ki resmî otoritenin müdafaa amaçlı aldığı savaş kararına ne isyan denebilir, ne direniş, ne de terör.

Batı’nın İslam’a karşı devam eden hastalığı

İki; Efendimiz (sas) hayatı boyunca dininden dönen hiçbir kimseyi sadece itikadi anlamda dinini değiştirdiği için öldürmemiş, öldürme emri de vermemiştir. Zaten böyle bir emir İslam’ın temel öğretileri ile çelişen ve çatışan bir uygulama olurdu. Din hürriyeti İslam’ın ana esaslarından bir tanesidir. “Sizin dininiz size, benim denim bana”, “Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin” ayetleri bu teminatın en büyük delili. Başka dinlerden İslam’a geçen kişileri alkışlayan dinin, İslam’dan özgür iradesi ile vazgeçen kişileri ölümle cezalandırması çifte standardın göstergesi olurdu ki Efendimiz’in ne kavlî, ne fiilî, ne de takrirî sünnetinde böyle bir şey göstermek mümkündür.

Fakat Allah Rasulü’nü (sas) yazarın ifadesiyle “şairler ve şarkıcılar dahil” savaştığı ya da haklarında ölüm cezası verilen kişiler mücerret anlamda inanç eksenli din değiştiren, cephe değiştiren kişiler değildir. Aksine onlar dinlerini değiştirdikten sonra savaş halinde bulunulan düşman cepheye intikal etmiş, onlarla birlikte Müslümanlara karşı savaş vaziyetini takınmışlardır. Sayıları alabildiğine az olan bu kişilerin anlaşmalara muhalefet ile fiilî savaş durumunda bulunan düşman cepheye katılmaları, yine anlaşma şartlarına bağlı olarak cezalandırılmalarına gerekçe teşkil etmiştir. Yani mesele salt dinî ve pasif değil, siyasi ve aktif bir eksen üzerinde dönmektedir. Günümüzde de vatana, millete, devlete ihanet, bütün devletlerde ceza hukukunun konusu ve hukuki içtihatlara göre ihanet hapisten ölüme kadar uzanan cezaların verildiği siyasi bir eylem değil midir?

Üç; terörizmin ana gayelerinden birisi elbette kitleler üzerinde korku hasıl etmektir. Bu bilinen bir gerçek. Ama Efendimiz’in bu çerçevede bir hareketinin olduğunu söylemek şartlanmışlığın, taraflılığın hatta hasmane tavrın ispatıdır. Çünkü 23 yıllık hayatı içinde ‘ötekini’ kabullenen, çoğulcu toplum yapısına uygulamalı olarak ‘evet’ diyen, getirdiği sözlü ve fiilî prensipleri ile ümmetine hazine misal miras bırakan bizzat O’dur. Yazarın yanlış olarak örnek gösterdiği Beni Kureyza misali ise, (o Beni Kaynuka diyordu) anlaşmaya muhalefetin bir sonucu ve uzantıdır. Onlar Hendek savaşı esnasında Medine Vesikası şartlarına göre Müslümanlarla birlikte olup şehri Mekkeli müşriklerden koruma yerine, el altından onlara destek vermiş ve Müslümanları iki ateş arasında bırakmışlardı. Böylesi bir ihanetin devletten karşılık bulmaması düşünülemezdi. Aksi halde ortada devlet otoritesi kalmaz, cezasız kalan bu amel başkalarının ihanetine kapı aralardı. Onun için savaş sonrası yine kendilerinin baştan kabullendiği anlaşma şartlarını uygulamak için Efendimiz o kavme gittiğinde, onlar Sa’d b. Muaz’ın hakem tayin edilmesini istemişler ve Efendimiz de bunu kabullenmişti.

Hasılı; İslam’da esas olan barıştır, savaş değil. Savaş diplomatik yolların kapandığı en son noktada girilen zaruri ve kuralları olan bir yoldur. Zaten bu kurallar değil midir ki Efendimiz’in savaş tarihinde her iki taraftan şehit olan/ölen insan adedi 400′ü ancak bulmaktadır. Savaşmayan masum kadın-yaşlı, çocuk, din adamlarına dokunulmaması, çevrenin gereksiz yere tahrip edilmemesi, esirlere insanca davranılması bu kurallar cümlesindendir.





Ehmedê Xanê’nin Eserleri

8 07 2008

ehmede.jpgUluslararası Ehmedê Xanî Sempozyumu’nun ikinci oturumunda konuşan Izeddin Mıstefa Resûl, Ehmedê Xanê’nin eserlerinin Kürt ansiklopedisi niteliği taşıdığını söyledi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 8′incisi organize edilen Kültür Sanat Festivali kapsamında düzenlenen “Uluslararası Ehmedê Xanî Sempozyumu”nun ikinci oturumunda Izeddin Mıstefa Resûl ve Perviz Cihani “Ehmedê Xanî’nin Mem û Zînî ve Diğer Mem û Zînler” ve “Ahmedê Xanî’nin Mem û Zin Destanında Kullandığı Söz Sanatları”

konularını konuştu. Izeddin Mıstefa Resûl, konuşmasında Xanî’nin yazdığı “Mem û Zin” hikayesinin diğer yazarların yazdığından farkını şu şekilde dile getirdi: “Xanî’nin eseri bir Kürt ansiklopedisidir. Tarite birçok yazar tarafından ‘Mem û Zin’ hikayesi yazılmış ancak Xanî’nin eseri Kürt halkı üzerinde hepsinden daha etkili olmuş ve Kürt halkının folkloru halini almıştır. Diğer eserlerin çoğu beyit şeklinde yazılmıştır ancak Xanî’nin stran şeklinde yazılmış. Xanî’nin eserinde Mem ve Zin Newroz’da birbirini görür fakat diğer eserlerin birçoğunda periler Zin’i Mem’e götürür.”

‘Mem û Zin destanındaki cariye araştırma konusu’

Birçok tarihçinin araştırmalarında Kürtlerin tarihinde kölelik sistemi olmadığına dikkat çeken Resûl, “Ancak ‘Mem û Zin’ destanlarının çoğunda Zin’in cariyesi var. Bu da bir çelişkiyi ortaya koyuyor. Bu konu bir tarihi araştırma gerektiriyor” dedi. İran Kürtlerinden Perviz Cihani de, Ahmedê Xanî’nin “Mem û Zin” destanında kullandığı söz sanatları üzerinde durdu. Cihani, Xanî’nin “Mem û Zin”ini anlaşılması için her beytinin ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini vurguladı.

‘Mem güneştir, Zin yerdir’

Ahmedê Xanî’nin kullandığı benzetmelere örnek veren Cihani, “Xanî’nin eserinde Mem güneşi, Zin ise yeri temsil ediyor. Xanî eserinde bir düğün hazırlığından bahsediyor ancak bu düğün yerin ve güneşin uzun bir geceden sonra birbirine kavuşmasıdır. Söz konusu düğünde Sıti ve Tajdin’in düğünüdür” diye konuştu.

DİHA





Hevpeyvîna bi şanoger Selamo re‏

8 07 2008
selamo

selamo

Dibê em Şano bidin hezkirin

Siyamed Sîpan: Di serîde em dixwazin we hinekî ji nêzve nas bikin. Gelo hûn dikarin hinekî bahsa xwe bikin? Selamo kiye?
Selamo: Ez vê pirsê hercar bi kurtî di bersivînim dibêjim Selamo layê Eyşê ye. Lê ev pirs bûye klasik û herdem tê pirsîn nizanin çima lê wusa.

Ez ji malbatek xizan têm, ji Nisêbînê me di salên 1990 de li Metropolê (Îzmir) min dest bi xebatên şanogeriyê (mirov bêje sketç baştire) kir û ez heta niha didomînim. Ji sala 1993 de li Elmanya dijîm û hîna jî xizanim tiştekî min nîne ji bilî xebatên min. Ez û ew, em bi hevre dijîn, em ji hev hezdikin.

 

Siyamed Sîpan: Hunera ku tu niha dike, hun dikarin hinekî bahsa vî şaxê hunerê bike û dîroka wê bikin?

Selamo: Ez naxawzim têkevim nav diroka Şano yê, wê dirêj bike lê weke her tiştî di cihanê de şano jî xwe nû dike. Dibe di nav kurda de, sedem çiye nizanim, lê ev beşa hunerê ku gelek girînge mixabin bi pêş neketiye şano li Yewnan (yunanistan) destpêkiriye. Wê demê gel didan hev û şano di xizmeta olê de bi kar tanîn û bandorek gelek mezin li ser gel çêdikir bi demê re ev hat guhertin, ji xizmeta olê derket berovajî wê êdî ji civakê re xizmet kir û bi awayekî tiştên tarî ronî kir û rê nişanî civakê da. Ev beşa ku em bahsa wê dikin mirov dikare bêje moderne. Bêtir vekirî rexne dike û taybetiya wê ku hem rexne dike û hem dikenîne. Ewrûpî jêre dibêjin stand-up komedî. Kurdan hîna jêre navek nedîtine. Navê wê bi kurdî çiye ez jî nizanim bera zimanzan navekî jê re bibinin.

Siyamed Sîpan: Wek ku tu zane di nava civaka kurd ev şaxê hunerê gelekî pêşde neketiye, ev jî sedemê kêm hezkirina kurda ji bo şano yê ye. Hun vêya çawa dinirxînin?

Selamo: Ez bawer nakim ku kurd ji şanoyê heznakin, ev ne raste. Şanoya kurda zêde pêşde neketiye, ev raste. Ger tu baş çêke û derkeve pêşberi gel, tu tiştekî bidê wan, wê hez bike. Em hemû gazina dikin, nivskar jî wisa ne, herkes dibêje kurd pirtûka min naxwinin. Ger tu xweş binivîsîne, wê bixwîne lê ne ji bo te , ji bo ku xweşe wê bixwînin. Şano jî wusa ye, em her gazinca ji gel dikin ne raste ez çûm amedê û min dît. Temaşevan Zana ye, dizane çi dixwaze, her tiştên nayê ecibandin li wir min baştir famkir kû ev tiştê ku em çê dikin ne bese, pewiste bi zanistî li ser şanoyê em bixebitin û tiştên baş çêkin an na gel temaşe nake û mafdare jî.

 

Siyamed Sîpan: Di Roj TV de hun bi Berzan Şasiwar re di „TV ya Hindik lê Rindik“ de bi salan şano û stand-upan çêdikin. Gelo hun dikarin bahsa dîroka vê xebatê bikin?

Selamo: Bi hevalê barzan re ev demek dirê je ez dixebitim. Bernama „Televîzîyona hindik lê rindik“ bernama Berzan e. Wî çêkir ye weke zaroka wî ye di „Televîzîyona hindik lê rindik“ de gelek kes bi Berzan re xebitîn lê herî dirêj ez pêre xebitîme û hina berdewam dikim. Ez kêfxweşim, jê hez dikim. Dizanim hindike lê çiqas rindike temaşevan dizanin ez nikarim bêjim rindike.

Siyamed Sîpan: Piştî ku we biryar da ku tiştekî wusa çêbikin, we û Berzan ev bernamê amade kir, hun dikarin hinekî bahsa astengî an jî zahmetiyan bikin?

Selamo: Barzan ji xwe berê destpê kiribû dûvre ji min re ji bo xebatê got û min jî qebûl kir û ez jî pê re xebitîm. Niha ez bahsa astengî û zahmetiyan bikim wê bibe gilî û gazinc zahmetî nînin ji ber kû ez ji vî karî hez dikim zahmetî dengê Berzane, dengê xwe naguherîne. Gel carnan ji min re dibêje ji Berzan re bêje bila dengê xwe biguherîne. Ez jê re dibêjim, gava em destpê dikin ew jî ji min re dibêje bêîman dengê te pir bilinde, ez dibinde dimînim. Ez jî dibêjim di binde nemîne, ma ez çi bikim? Yanî dengê me carna ji hev direve wekîdin xebata bi Berzan re xweşe bi rastî.

Siyamed Sîpan: Berî wê jî di Bernama Seyidxan ya bi navê Birca Belek de jî we gelek lîstik pêşkirin li gel Kerîmo. Hun dikarin hinekî bahsa xebata weyî wê demê bikin?

Selamo: Birca Belek xebata min ya destpêkê bû. Di bernamê de wê demê ez û kerimo bi hevre bûn. Bername zindî bû, zahmetir bû ji „Televîzîyona hindik lê rindik“. Bawerim sal û nivê dewam kir. Zû xelas bû lê baş xelas bû, ez wisa difikirim, ji berku j bo min destpêkek baş bû

Siyamed Sîpan: Gelo li gora fikra we çima wusa civaka kurd ji bo şanoyê re girtiye? Sedem çiye ku bi dehan stanbêj derdikeve lê şanoger û standupçî kêmin?

Selamo: Min berî niha jî got pirsgirêk ne civake. Civak zêde vekiriye, em girtîne, em dernakevin nav civakê. Salê çend şano li ser dikêne gelo, çend tûrne çê dibin?? Yek pirsgirêk şanoya me ya niviskî pir lewaze. Nivîskarê şano kêmin, sedema din ji bo şano organîze nayên çêkirin ji ber kû pere di şanode nînin. Ger tu bi fikrekî ticarî nêzîkî şano bibe tu nikare organîzê jî bike, tê konserekê çêke wê deh hezar insan bên lê şano bera 400 kes bê, lê gerek mirov girîngiya wê nîqaş bike, ji ber vê yekê ez timî rexne dikim lê kes guhdar nake. Çima niviskarê kurdan vê yekê niqaş nakin? Kijan quncik nivîs, di quncika xwe de bahsa şano yê dike? Kîjan nivîskar leystokek şanoyê dinivîse? Ma ev karê min e?. Şanoger yanî lîstikvanê şano gelekin, min dîtin li amedê bi dehan hene û hezdikin, lê wê çi bilîzin? Herkes nikare hemû tiştî bike, hinek dinivîsin hinek dilîzin hinek Derhênerin. Li cîhanê wisa ye tenê li cem kurda ne wisa ye gerek, tu hemû tiştê xwe bi xwe bike wisa nabe. Ger nivîskar nîqaş bikin li ser binivîsin ka şanoya kurda heye an tune ye? Hebe di kîjan astê de ye? Dibêjin civak ji şanoyê heznake, çawa heznake? Gerek tu bidî hezkirin.

 

Siyamed Sîpan: Dema mirov li şano ya kurd dinere û li şanoyên cîhanê dinere, cûdahiyên di navbera wan de çine gelo, an jî asta ku şano ya kurd niha gihîştiye çiye?

Selamo: Mirov nikare bi ya cîhanê re miqayese bike ango bîne ber hev lê belê tevgerek heye li welat, gelek ciwan hene ku hewl didin tiştên baş çêkin, lê mixabin ne bese. Ji bo vê beşa hunerê seferberlîk pewîste. Di serî de gerek bê nîqaş kirin ger hate nîqaş kirin wê derkeve holê di kîjan astê de ye wê gavê mirov dikare nexweşiya bibîne û îjar li ser dermanê wê nîqaş bike.

Siyamed Sîpan: Hun dikarin hinekî bahsa projeyên xwe yî pêşerojê bikin? Ji bo pêşerojê hun çi difikirin ku pêk bîne?

Selamo: Ji bo pêşerojê xebatên min hene lê niha naxwazim bêjim car carna tu dibêjî lê dema bi derengî dikeve dibe derew J. Lê dixazim di warê sînemade xwe pêşde bixînim li ser tiştekî wisa dixebitim ger derfet û mecal çêbibin sînema armanca min e.

Siyamed Sîpan: Li gora ku em zanin hun jî li xeribiyê dijîn. Hun dikarin hinekî bahsa jiyana xwe yi xeribîyê bikin û zahmetiyê wê û bandora wê ya li ser jiyana we yî şanogeriyê??

Selamo: Tiştê heri xirab ku ez ji welat dûrim, ji civaka xwe dûrim, û tiştê herî baş ez hîna bi tiştên civakê re dijîm yani ez li xerîbiyê me lê min zaroktiya xwe, civaka xwe ji bîr nekiriye. Û heger ez niha dikarim qerfa heneka bikim ev hina yên ku min di zaroktiya xwe de dîtiye û ji bîr nekiri ye. Qerfên civakî cavkaniya minin û li ser wan dijîm. Spas ji bo wê civakê ku dikarim piştî 15 sala li ser qerfên wê bijîm ev dide xûyakirin ku ciqas çandekî xurte. Lê em nizanin nûjen bikin, modern bikin û carek din lê vegerînin, kêmasî di vira deye.

Siyamed Sîpan: Ez gelek spas dikin, ku we ev derfetê axaftin û nîqaşkirinê da me. Em gelek kêfxweş bûn û di xebatên we yî pêşerojê de serkeftinên mezintir dixwazin.

Selamo: Ez spas dikm, di xebatên we de serkeftinê dixwazim. Silav û rêz ji bo gelê meyî Kurdîstanê.

Hevpeyvîn: Siyamed Sîpan Uğurlu





Kur’an Dinle

22 08 2007
Abdussamed’den görüntülü vakia suresini İzleme fırsatınız oldumu tıklayın 

Abdussamed’den Duha ve İnşirah sureleri tıklayın.

Abdussamed’den cemaatli Kur’an ziyafeti.
 

Sure No

Sure İsmi

Media Player
1 Fatiha Suresi Dinle
2 Bakara Suresi Dinle
3 Al-i İmran Suresi Dinle
4 Nisa Suresi Dinle
5 Maide Suresi  Dinle
6 En’am Suresi Dinle
7 A’raf Suresi Dinle
8 Enfal Suresi Dinle
9 Tevbe Suresi  Dinle
10 Yunus Suresi Dinle
11 Hud Suresi Dinle
12 Yusuf Suresi Dinle
13 Ra’d Suresi Dinle
14 İbrahim Suresi  Dinle
15 Hicr Suresi  Dinle
16 Nahl Suresi  Dinle
17 İsra Suresi  Dinle
18 Kehf Suresi  Dinle
19 Meryem Suresi Dinle
20 Taha Suresi  Dinle
21 Enbiya Suresi  Dinle
22 Hacc Suresi  Dinle
23 Mü’minun Suresi  Dinle
24 Nur Suresi  Dinle
25 Furkan Suresi  Dinle
26 Şuara Suresi  Dinle
27 Neml Suresi  Dinle
28 Kasas Suresi  Dinle
29 Ankebut Suresi  Dinle
30 Rum Suresi  Dinle
31 Lokman Suresi  Dinle
32 Secde Suresi Dinle
33 Ahzab Suresi  Dinle
34 Sebe Suresi  Dinle
35 Fatır Suresi  Dinle
36 Yasin Suresi  Dinle
37 Saffat Suresi  Dinle
38 Sad Suresi  Dinle
39 Zümer Suresi  Dinle
40 Gafir(Mü’min) Suresi   Dinle
41 Fussilet Suresi  Dinle
42 Şura Suresi Dinle
43 Zuhruf Suresi  Dinle
44 Duhan Suresi  Dinle
45 Casiye Suresi  Dinle
46 Ahkaf Suresi  Dinle
47 Muhammed Suresi  Dinle
48 Fetih Suresi Dinle
49 Hucurat Suresi  Dinle
50 Kaf Suresi  Dinle
51 Zariyat Suresi  Dinle
52 Tur Suresi  Dinle
53 Necm Suresi  Dinle
54 Kamer Suresi  Dinle
55 Rahman Suresi  Dinle
56 Vakıa’ Suresi  Dinle
57 Hadid Suresi  Dinle
58 Mücadele Suresi  Dinle
59 Haşr Suresi  Dinle
60 Mümtehine Suresi  Dinle
61 Saff Suresi  Dinle
62 Cum’a Suresi  Dinle
63 Münafıkun Suresi  Dinle
64 Teğabun Suresi  Dinle
65 Talak Suresi  Dinle
66 Tahrim Suresi  Dinle
67 Mülk Suresi Dinle
68 Kalem Suresi  Dinle
69 Hakka Suresi  Dinle
70 Mearic Suresi  Dinle
71 Nuh Suresi  Dinle
72 Cin Suresi  Dinle
73 Müzzemmil Suresi  Dinle
74 Müddessir Suresi  Dinle
75 Kıyamet Suresi  Dinle
76 İnsan Suresi  Dinle
77 Mürselat Suresi  Dinle
78 Nebe’ Suresi  Dinle
79 Nazi’at Suresi  Dinle
80 Abese Suresi  Dinle
81 Tekvir Suresi  Dinle
82 İnfitar Suresi  Dinle
83 Mutaffifin Suresi  Dinle
84 İnşikak Suresi Dinle
85 Buruc Suresi  Dinle
86 Tarık Suresi  Dinle
87 A’la Suresi  Dinle
88 Ğaşiye Suresi Dinle
89 Fecr Suresi  Dinle
90 Beled Suresi  Dinle
91 Şems Suresi  Dinle
92 Leyl Suresi  Dinle
93 Duha Suresi  Dinle
94 İnşirah Suresi(Şerh) Dinle
95 Tin Suresi  Dinle
96 Alak Suresi  Dinle
97 Kadir Suresi  Dinle
98 Beyyine Suresi  Dinle
99 Zilzal Suresi(Zelzele) Dinle
100 Adiyat Suresi Dinle
101 Karia Suresi Dinle
102 Tekasür Suresi  Dinle
103 Asr Suresi Dinle
104 Humeze Suresi  Dinle
105 Fil Suresi  Dinle
106 Kureyş Suresi  Dinle
107 Maun Suresi  Dinle
108 Kevser Suresi  Dinle
109 Kafirun Suresi  Dinle
110 Nasr Suresi  Dinle
111 Tebbet Suresi(Mesed) Dinle
112 İhlas Suresi (Tevhid) Dinle
113 Felak Suresi  Dinle
114 Nas Suresi  Dinle

COPYRIGHT RAUF ERDEM 2007





Komik Sesler

22 08 2007

KEMAL SUNAL KONUŞMALARI

Tıklayın: ayi babandır itoğli
Tıklayın: şşt ahaa götü yikarsın
Tıklayın: hayırdır inşallaa
Tıklayın: eşşoğlueşşek
Tıklayın: aha kafası yarıldi
Tıklayın: siftah senden bereketi pohktan
Tıklayın: benim adım feyzo, kibar feyzo diyler köyde
Tıklayın: hıhıı cilvelenme şırpıntı, hıhıhhıı
Tıklayın: gavat bilo
Tıklayın: ne götümde dolaşıysen ula
Tıklayın: yola çıkmışken istanbula kadar bi uzanalım dedim
Tıklayın: o kadar istiyosan git gör
Tıklayın: anaa, karıya bak
Tıklayın: bak ramazan, ne kadar kolay aldım
Tıklayın: peki, sen zahmet etme, ben kendim atlarım denize
Tıklayın: faşo neye diyler biliyin hekim bey, aha bizim maho valla faşodur
Tıklayın: itin eniği seni
Tıklayın: gidem de şööle rahat bi gerdeğe girem
Tıklayın: kim ağa yaptı bu pezevengi
Tıklayın: aaah gülom aahhk
Tıklayın: ne bakıyosunuz lan
Tıklayın: yaktın beni lan, ulan çiçek abbaas
Tıklayın: kes lan yıkama yağlamayı damat geldi
Tıklayın: ulan sen benim gibi bi canavarın kardeşine nasıl sulanırsın ulaan
Tıklayın: way pezevenk
Tıklayın: dur be kadın, dur be kadın yaa
Tıklayın: senin neyini kıskaniim lan , ufak deve
Tıklayın: ağzından en ufak bi laf kaçarsa o dilini çeker, koparır, gene sana yediririm, tamam mı?
Tıklayın: allaaa, allaaa, huoop, allaaaa
Tıklayın: gel lan erkeksen
Tıklayın: müslüman mahallesi diil mi lan burası, hee?
Tıklayın: sana buralarda gözükme demedim mi lan?
Tıklayın: yok mu bu mahallenin namusu? ne işi var bu kızın bekar minibüsünde?
Tıklayın: vay zibidi vay, benim olduğum yerde sen çay ısmarlayamazsın laen
Tıklayın: bu hatta ikimizden birisi fazla
Tıklayın: niye öptün lan beni? su getirin yüzümü yıkıycam
Tıklayın: allahın fordçusu
Tıklayın: nooluyor lan burda
Tıklayın: sana erkek yok lan, çık dışarı, çık
Tıklayın: anam müneccimmiyim ben, ne biliim be?
Tıklayın: ulan abbasın minibüsü, way ulan way, kaptı lan ördeği
Tıklayın: hasstir lan, konuşma
Tıklayın: konuşma lan zibidi
Tıklayın: alçak şahsiyetsiz
Tıklayın: araba olsa bari boşa çiziyoruz, ne lan bu ford, biz renocuyuz olm, bu ne?
Tıklayın: nerde lan rakım?
Tıklayın: benim erkek eli deymemiş kızkardeşime el sürdün, seni görrürrsem yakarım ulan
Tıklayın: anne, bu kız dışarı çıkarsa.. o kadar
Tıklayın: dokunma lan
Tıklayın: ulan gelirsen hayatını söndürrürrüm lan senin
Tıklayın: ayıp eden sensin laen
Tıklayın: buralarda görrürrsem ayağını kırrarrım ulan, hayatın söner, tamam mı?
Tıklayın: ne diyossun lan sen?
Tıklayın: çıkamzsın ulan, wallai seni parçalar, ortandan ikiye ayırırım
Tıklayın: ne diyosun lan it
Tıklayın: puştoğulları
Tıklayın: bu nedir loo, neye yarııy ki
Tıklayın: ula ödeyemezsen karini alırım vermem haa, Hı,Hı,Hı
Tıklayın: vallaaa sataram köyü haaa
Tıklayın: derdin ne namıssiz
Tıklayın: nedir lan bu telaşın, soluun kıçından çıkiy
Tıklayın: Hı,Hı,Hı,Hı
Tıklayın: kovmirem ulan itoğluit
Tıklayın: kabız eşşek gibi ne kıvraniysın bişii mi istiysın
Tıklayın: ulaa ağa pokunun üstüne pohk olur mu laaaa
Tıklayın: ulan benimle eğleniymisin
Tıklayın: de git lon, alıklaşma hadi
Tıklayın: ula şurda yüzkırkbir yüzkırkiki başsınız
Tıklayın: kovuldun ula, siktir git
Tıklayın: ula kapımda beslediim yetmiymi, bi de karıyi koynunuza ben mi sokiim itoğlu
Tıklayın: lo git de belani bul hadi
Tıklayın: kim sıçacak içine
Tıklayın: yani ben şimdi girip sıçacam, soora sen girip benim pokumun üstüne sıçarsan öölemi
Tıklayın: ulaa kroo, atımı hazırlayın
Tıklayın: allah belayızı versin
Tıklayın: beni de kibar yapacen namıssiz
Tıklayın: terbiyesiz herif!
Tıklayın: bu ne laubalilik heee, hülleci, çık dışarı
Tıklayın: efenim, biz denizciler biraz içeriz de…
Tıklayın: senin babanı ben bilirim ben, hiç sevmezdim, seni de sevmem zaten
Tıklayın: denizciler biraz çapkın olurlar, ama ben onlardan diilim
Tıklayın: ömrüm denizlerde geçti, bu merete de o yüzden alıştım, muehehehe
Tıklayın: Melek inanma bööle şeylere, in cin peri , masal masal
Tıklayın: çok şanslısın ama gene de benimle başa çıkamazsın
Tıklayın: küçüklüğünü bilirim senin, sümüklünün tekiydin, babanı da sevmezdim zaten
Tıklayın: ne bağırıp duruyosun lan, sütoğlan
Tıklayın: evet, evet, tabii, damat, rahat!
Tıklayın: sus, seni hiç sevmiyorum, babanı da sevmezdim zaten
Tıklayın: yok canim polüm yapiiy hiç atmaya gönlü yok
Tıklayın: vaay baboo, gitti gülo gittii, vallaa gittii
Tıklayın: gelen sıçiiy giden sıçiiy
Tıklayın: aksaray, aksaray, aksaray…
Tıklayın: Şu anda karşında kumandanın diil baban var/ babam mı geldi? babaa, babacıım
Tıklayın: emirerim Ramazan/ kumandanım Hüsamettin
Tıklayın: şaban/ hayır ramazan/ kimi kandırıyorsun sen?/ vallahi ramazan kumandanım/ tabii ramazan, senin adını unuturmuyum hiç? Ramazan, seni hiç unutmıycam emirerim ramazan
Tıklayın: düşündüm, bir gemicinin yeri gemisidir/ aferin ramazan, bir denizcinin yeri gemisidir
Tıklayın: seni hiç unutmıycam şaban/ sağolun kumandanım/ gözümü semden ayırmıycam şaban/ sağol/ seni unutabilirmiyim şaban? hiç aklımdan çıkmıycaksın şaban
Tıklayın: baban benim/ sahi mi?/ hıı/ yok canıım/ hııhıı/ allaalla/ hıııı
Tıklayın: bu sütoğlanı hiç sevmiyorum/ ben de sevmiyorum/ babasını da sevmezdim/ babamı karıştırma/ bu ne laubalilik? hülleci
Tıklayın: vaeeiiyyy / öpem agam
Tıklayın: hülleci olacaksın/ iyi olıyım peki, hülleci ne?/ şimdi seni evlendiricez/ saol kumandan baba
Tıklayın: vallaa senin gibi ağa dünyada yoktur / ben senin ananı …
Tıklayın: o ne, ula dur, napirsın laa, dellendin mi hayvanoğluhayvan / bu suyun esansı eskik ağam, itibarına gölge düşiy / ula puştoğlu seni / kovdunmu ağam / kovmirım ulan kovmirım, durzi kovmirım
Tıklayın: ula ne yaziysın oraya hırbo / faşo ağa / faşo ne demek loo / şey, bööle puşt gibin ibne gibin bişii
Tıklayın: durum kaç kaç / ulan şapkamın üstüne oturdun eşşekoğlueşşek / bi yere mi gidecektin ağam / ula senin / kovirmisen ağam /
Tıklayın: ben adamım, sen nesin haywan /çık ulan hanemden dışarı, seni polise verrirrim heea
Tıklayın: ağzıma sen sıçtın inek / ewet, ben
Tıklayın: di mi, konuşsana lan /karar ver konuşiim mi, konişmiim mi /konuşma laen, konuşma lean
Tıklayın: boswer hadi gidek /hadi laen
Tıklayın: çaylar benden /tamam, benden / hayır benden /hoop çaylar benden
Tıklayın: tamam hayvanoğluhayvandır /ulan bağırma /itin tekidir ama olsun




Komik Sözler

22 08 2007

KADINLARIN ERKEKLERİ REDDETME BAHANELERİ:
10-Seni ağabeyim gibi severim.(Saz heyetinde 14. keman)
9-Aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı keşke. (Babam yaşındasın)
8-Seni düşünemiyorum. (Çirkinsin)
7-Hayatım şu anda karmakarışık. (eve gideceğiz ve eski erkek arkadaşım gelecek,olay çıkacak)
6-Bir başkasını seviyorum. (Evde kedimi okşar,pasta börek yerim)
5-Aynı işyerinde çalıştığım biriyle çıkamam. (Aslında sadece aynı güneş sisteminde olsak da seninle olmam)
4-Sorun senden değil,benden kaynaklanıyor. (sorun senden kaynaklanıyor)
3-Şu sıralar kariyerime konsantreyim.(iş yapmak bile seninle olmaktan daha ilginç)
2-Sözlüm var. (Seninle beraber olmaktansa her yalanı söylerim)
1-Arkadaş kalalım. (Benim yanımda ol da erkek arkadaşlarımın neler yaptıklarını anlatacak bir adamım olsun)

——————————————————————————–

ERKEKLERİN KADINLARI REDDETME BAHANELERİ:
10-Seni kızkardeşim gibi severim(çirkinsin)
9-Aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı keşke (çirkinsin)
8-Seni düşünemiyorum (çirkinsin)
7-Hayatım şuanda karmakarışık (çirkinsin)
6-Bir başaksını seviyorum (çirkinsin)
5-Aynı işyerinde çalıştığım biriyle çıkamam (çirkinsin)
4-Sorun senden değil benden (çirkinsin)
3-Şu sıaralar kariyerime konsantreyim (çirkinsin)
2-Sözlüm var (çirkinsin)
1-Arkadaş kalalım (çok ama çok çirkinsin)
 
—————————————————————————

KADIN NEDİR ?
Kadınlar,hiç değişmeyen bir zevkin değişebilir araçlarıdır.-MARCEL PROUST

Yaşlandıkça erkeğin yüz hatları derinleşir,kadınların ki ise buruşur.-GOETHE

Bir kadın otuz yaşına geldiğinde poposuyla yüzü arasında bir tercih yapmak zorundadır.-COCO CHANEL

Eğer kadın iyi bir şey olsaydı Tanrı’nın da karısı olurdu.-SACHA GUITRY

Kadınların saklayabildikleri tek sır,bilmedikleri sırdır.-SENECA

Bir sevgilisi olan kadın melektir,iki sevgilisi olan kadın bir canavardır,üç sevgilisi olan kadın ise gerçek kadındır.-VICTOR HUGO

Tüm kadınların serveti iki bacakları arasındadır.-HONORE DE BALZAC

Erkek yüreğinin özünde sadece sertlik vardır,oysa kadının yüreği özünde kötüdür.-FRIEDRICH NIETZSCHE

Bir kadın, bir koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir.Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar.-GEORGE BERNARD SHAW

Müsteri herzaman haklı mı ?

Tüketici haklari konusunda Müsteri her zaman hakli mi? sorusunu
irdelerken çesitli ülkelerdeki mahkemelik olaylari arastirmislar ve bulduklari belgelerden birisi.
Olay gerçek…
WorldPerfect (Bilmeyenler için yaziyorum, bilgisayari -elektrikli- daktilo gibi yapan bir programin yapimcisi)…
Bu Sirketin müsteriye yardim hattinda banda alinmis bir telefon
konusmasini okuyacaksiniz.
Bu konusma sonrasi WorldPerfect gorevlisi isinden kovuluyor.
Kovulan gorevli WorldPerfecti kendisini “Gerekçesiz” isten çikardigi
için mahkemeye veriyor.
Iste bu konusmanin desifresi.
-WorldPerfect yardim hatti, buyrun, nasil yardimci olabilirim.
-WorldPerfect`te bir sorun oldu.
-Nasil bir sorun?
-Yazi yaziyordum, birden bütün kelimeler gitti.
-Gitti mi?
-Yokoldu!
-Ekranda su anda ne görüyorsunuz?
-Hic bir sey.
-Hic bir sey mi?
-Yazdigim hiç bir şey ekrana çikmiyor.
-Hala WorldPerfect programinda misiniz yoksa programdan çikitiniz mi?
-Bunu nereden bileyim.
-Ekranda bir “C” harfi görüyormusunuz?
-Bir “hece” mi..
-Bosverin. Ekranda yanip sönen bir çizgi var mi?
-Söyledim ya hiç bir sey yazmiyor.
-Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?
-Monitor ne?
-Ekrani olan yer, televizyon gibi… Çalistiginizi gösteren kücük bir
lamba var mi?
-Bilmiyorum.
-Monitorün arkasina bakin, oraya bir elektrik kablosu giriyor olmasi
lazim. Görebiliyor musunuz?
-Evet.
-Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektrige baglimi bana soyleyin.
-Bagli.
-Harika. Monitorün arkasina bakinca bagli olan tek kablo mu gördünüz,
yoksa iki tane mi?
-Görmedim.
-Tekrar bakar misiniz, ikinci bir kablonunda bagli olmasi lazim.
-Evet buldum.
-Tamam, simdi onu takip edin bilgisayara bagli mi diye bakin.
-Kabloya ulasamiyorum.
-Ulasmayin, bagli mi diye bakabilir misiniz?
-Olmuyor.
-Bir seyden destek alip egilip bilgisayarin arkasina baksaniz…
-Egilmek dert degil, karanlik oldugu için bakamiyorum.
-Karanlik?
-Ofisin isiklari kapali, pencereden gelen isik yetmiyor.
-Ofisin isiklarini yakin.
-Yanmaz.
-Neden?
-Elektrikler kesik.
-Elektrikler mi kesik. Tanrim..! (kisa bir sessizlik) Bilgisayarin
kutusu, kitaplari herseyi
duruyor mu?
-Evet dolapta.
-Simdi bilgisayari sökün, aynen aldiginizdaki gibi paketleyin ve
aldiginiz dükkana iade edin.
-Durum bu kadar kötü mü?
-Korkarim öyle!
-Peki tamam. Onlara ne diyecegim?
-”Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalim” diyeceksiniz…

————————————————————————

Banka Müsteri Servisine Gelen Telefonlar
- Temsilci : Esinizin cep telefonu numarasini alabilir miyim?

- Müsteri : su anda hatirlayamadim ama valla sizin karsinizda kendimi mal
gibi hissettim simdi.

———————————————————————

- Temsilci : Annenizin evlenmeden önceki soyadini ögrenebilir miyim?

- Müsteri : Benim anamin bir ayagi çukurda,kizligi mi kaldi?

- Temsilci : Medeni Durumunuz?

- Müsteri : Erkegim!!!

———————————————————————-

- Temsilci : Ekin Bey’le görüsebilir miyim?

- Müsteri : O bay degil bayan!!!!!! ve size teessüf ederim.

———————————————————————-

- Temsilci : E-mail adresiniz varsa alabilir miyim?

- Müsteri : çokatesli@hotmail.com

———————————————————————-

- Temsilci : E-mail adresiniz varsa alabilir miyim?

- Müsteri : bradpit@mynet.com kendisine çok benzerimde?(aferin?)

- Temsilci : Cep telefonu kullaniyor musunuz?

- Müsteri : Nokia 3210′um var ama satacagim. simdi küçükleri çikti onlardan
alicam.

- Temsilci : Hayirli olsun. Numarasini ögrenebilir miyim?

- Müsteri : Kontürlü? O daha iyi oluyor bilior musun? Vergi yok
falan.(oldu?.)

———————————————————————-

- Temsilci : Mezun oldugunuz ilkokulunuzun adini alabilir miyim?

- Müsteri : Nerden ögrendiniz ilkokul mezunu oldugumuzu?

———————————————————————-

- Temsilci : Medeni durumunuz?

- Müsteri : Bekarim

- Temsilci : internet subesine kayitli misiniz?

- Müsteri : Esim kullaniyor.

- Temsilci : Bekarim demistiniz!

- Müsteri : Ben hergün kalbime imza atiyorum!!!! (imam nikahi )

———————————————————————-

- Temsilci : Cep telefonu kullaniyor musunuz?

- Müsteri : Gazeteden kuponla almistim on gün sonra gelecek..

———————————————————————-

- Temsilci : iyi günler Nasil yardimci olabilirim?

- Müsteri : Benim dün son ödeme tarihiymis extre bugün geldi. Bugün
yatirirsam faiz islermi?

- Temsilci : Evet geciktirdiginiz için faiz isler.

- Müsteri : Ne biçim bankasiniz diger bankalar böyle olunca faiz almiyorlar
iptal ediyorlar.

- Temsilci : Su andaki uygulama böyle, Baska yardimci olabilecegim birkonu
var mi?

- Müsteri : Yok

- Temsilci : iyi günler size

- Müsteri : Size kötü günler. Köpek siçsin sizin bankaniza!!!!!

———————————————————————-

- Temsilci : iyi günler Erdinç Beyle görüsebilir miyim?

- Müsteri : Babam Tuvalette hemde yeni girdi 1 saat çikmaz simdi

———————————————————————-

- Temsilci : Evli misiniz ?

- Müsteri : Hayir müzmin bekarim. Aman evladim sen sen ol sakin
evlenmeyecegim deme. Bak güzel bir isin varmis,bankada birini ayarla yasin
geçmeden bir an önce evlen. Sonra bizim gibi tursunu kurmasinlar. Abla
nasihati !!!

———————————————————————-

- Temsilci : iyi günler! inci Hanim’la görüsebilir miyim?

- Müsteri : Annem haciya gitti, 28′inde gelecek.

———————————————————————-

- Temsilci : iyi günler Kadriye Hanim’la görüsebilir miyim?

- Müsteri : Yavrum Kadriye ablan banyoda. Mehmet sen misin yoksa canim?

————————————————————————

zavallı müşteri temsilcileri;
- Siyah ekran çikti efendim…
- Yazın kullanıcı adınızı.
- Yazdım.
- Parolanızı da girin.
- Tamam.
- Garip karakterler akmaya başladığında klavyeden F7′ye basın.
- Elimle mi?
- Eee, siz bilirsiniz.

——————————————————————————–

- Ben bir IMac kullanıcısıyım.
- Buyrun hanfendi, sorun neydi?
- Benim CD sürücümden içeri sinek girdi.
- Anlayamadım efendim.
- IMac’ime sinek kaçti.
- Peki ben telefondan ne yapabilirim sizce?
- Ama görüyorum, yürüyo içerde.
- Böcek ilacı falan sıkın isterseniz…
- Bi şey olmaz mı?
- Bilmem, aslında biz IMac’e destek vermiyoruz pek, PC olsaydı yardımcı
olabilirdim.

——————————————————————————–

- Benim büyük bir sorunum var, siz acaba eve hizmet veriyor musunuz?
- Eeoo, hayır? Burdan yardımcı olmaya çalışayım…
- Ben Internet’e girmeye çalışınca bilgisayardan acayip sesler geliyor.
- Ne yaptığınızda geliyor o sesler?
- Bağlan diyorum, telefon sesi geliyor, sonra da ciyakliyor.
- O modem sesidir efendim, o ses sizin modeminiz ve Türk.net modemi
arasında bir bağlantı kurulduğu… (Sözümü keser)
- Yok yok, bozuk bu, siz iptal etmiim diye öyle diyosunuz… Benim
hesabımı siler misiniz?
- Fakat bu bir sorun değildir, bu herkesin bilgis… (Yine sözümü keser)
- Ne yani, herkesin bilgisayarı gazı olan bebek gibi viyakliyor mu, kimi
kandırıyorsunuz Allah aşkına… Dolandırıcılar…

——————————————————————————–

- Efendim sizin modemler bana küfrediyo.
- Anlayamadım efendim.
- Bunda anlayamayacak ne var, resmen küfrediyolar işte.
- Emin misiniz?
- Buyrun dinleyin (telefonu çevirme sesi, çalan telefon sesi, peşinden ana
avrat küfür).
- Ee siz hangi numarayı aramıştınız bi kontrol edelim.
- 0… – 344 26 16.
- Bu sizin numaranız mı?
- Hayır, aradığım numara.
- Beyefendi, o bizim numaramız değil bir ev numarası.
- Ben 10 gündür bu numaradan bağlanmaya çalışıyorum ama…
- O zaman doğaldır küfretmesi.

——————————————————————————–

- Benim sayfalarım gelmiyo.
- Şu an yurtdışı çıkışımızı sağlayan uydudan kaynaklanan bir sorun var
efendim.
- Bi ilgileniverseydiniz siz.
- Şey, uydu uzayda efendim.
- Haa, tamam o zaman.

——————————————————————————–

- Benim kredi kartımdan para çekilmiş.
- Aylık hesap mıydı?
- Evet.
- O zaman her ay başında para çekilir efendim.
- Hani sınırsızdı lan bu…

——————————————————————————–

- İyi akşamlar, bilmem ne net.
- İyi akşamlar birader, ben tam olarak 26 dakika 36 saniyedir Internet’e
bağlıyım ve haalaaaa hiçbir şey gelmiyor, daha ne kadar beklemem lazım
acaba? (sinirli bir ton)
- Gelmiyor derken sayfalar mı açılmıyor beyfendi?
- Hayır kardeşim, hiçbir şey olmuyor. İşte bak 27 dakka 53 saniye oldu,
hâlâ yok.
- Internet explorer’i açtınız mı beyfendi?
- Nasıl yani?
- Hımm beyfendi, Internet’e girdikten sonra Internet explorer ya da
Netscape programını çalıştırarak web sayfalarını gezmeye başlamanız lazım.
- Alala, Internet’e girince kendi bağlamıyo yani.

——————————————————————————–

- Sanırım makinam kilitlendi.
- Şimdi şöyle yapalım, ctrl-alt-delete.
- Hepsine aynı anda mı?
- Evet.
- Ama parmaklarım yetmiyo?
- Bakın önce ctrl’ye sol elinizin başparmağıyla, sonra sağ elinizin
başparmağıyla alt-gr’ye, sonra da sağ elin işaret parmağıyla delete tuşuna
basıyorsunuz.
- Ctrl’ye bastım, alt tuşuna da şimdi.
- Delete’e basıcaksınız.
- Ctrl’den elimi çekeyim mi?
- Hayır efendim.
- Peki alt-gr’den?
- Hayır efendim dedim ya, hepsine aynı anda basıyo olmanız gerekiyo.
- Daha kolay bir yolu yok mu?
- Var efendim, makinada reset yazan yere basın.
- Nerede o?
- İsterseniz ctrl alt delete’i deneyelim, basmanız gerek, sadece bir tuş
kaldı.
- Tamam fişini çektim.
- Peki…
- İyi akşamlar.
- İyisi falan kalmadı beyfendi! Sinirden köpürüyorum, derhal iptal edin
hesabımı!

——————————————————————————–
- Buyrun, problem nedir hanımefendi?
- Bakın, birkaç gündür sizden aldığım paketle Internet’e giriyorum, bu
arada arkadaşlarım sürekli telefonumun meşgul olduğundan şikâyet ediyolar,
önceleri anlayamadım, sonra saatlere bakınca, ne zaman sizin hesabınızı
kullansam telefonumun meşgul olduğunu anladım!!!
- Bu çok doğal hanımefendi, çünkü modeminiz telefonunuzu kullanıyor
bağlantıyı sağlayabilmek için, bizimle bir ilgisi yok bunun, bütün
bağlantılarda aynı şey olur, hatta olması gereken de budur.
- Yok kardeşim yok, siz benim Internet’te olmamdan faydalanıp telefon
hattımı kullanıyosunuz.
- Öyle bi şey teknik olarak mümkün diil zaten hanımefendi, lütf…
- İptal edin dedim, sorun çıkarmadan iptal edin, ben de bu işi büyütmeden
kapatıyım, yoksa kötü olacak sizin için.
- Hanımefendi siz bilirsiniz, fakat..